Otomobil ruhu, pistonların ritmi ve mekanik saatlerin hassasiyetiyle yoğrulmuş bir asrı geride bırakıyor. Elektrikli motorların sunduğu sessiz tork ve yazılım odaklı sürüş deneyimi kaçınılmaz bir gelecek olsa da, saf mekanik mühendisliğin sunduğu 'karakteri' dijital kodlarla simüle etmek imkansız. Geleneksel üreticiler için asıl meydan okuma, markalarını var eden o mekanik tutkuyu bataryaların arasına nasıl sığdıracakları olacak. Zira otomobil, sadece bir ulaşım aracı değil, bir mühendislik manifestosudur.