Habertürk TV'de yayımlanan Sigorta Sayfası Programına katılan Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun yaptığı zorunlu trafik sigortası düzenlemesine değinerek, "Vatandaş ile sigorta şirketleri arasında oluşan çatışmayı oluşturan en önemli etmen tetiklenmiş değer kaybı tazminatlarıydı. Düzenlemeyi, bu tazminatların çözümü açısından önemli bir adım olarak görüyoruz. Hasar olduğunda farklı alanların ekspertizleri farklı eksperler tarafından yapılıyordu. Şimdi bu birleştirildi. Maddi hasar ile birlikte değer kaybı süreci de aynı eksper tarafından çözümlenecek. Bu sigorta şirketlerinin operasyonel verimliliğini artıracak vatandaş açısından ise hasar aracıları denilen bir grup oluşmuştu. Aracılar bu işin kaymağını yiyordu. Bu tetiklenmiş hasar süreçleri bitecek. Orta ve uzun vadede sigorta maliyetlerinde de bir rahatlama olacak. Sigorta şirketlerinin de bunu primlere yansıtacağını düşünüyoruz" dedi.

REKLAM

KASKODA UCUZ PRİM DEVAM EDECEK

Obalı, kasko sigortasında yoğun rekabet ile sektörün olması gerekenin çok altında primler ile hareket ettiğini belirterek, "Burada öneli olan primin taminata olan oranı. Yüzde 1 ile 1,5 aralığını normal görüyoruz. Şu anda binde 6 düzeyinde. Gerçekten fiyat çok düştü. Yedek parça fiyatlarında ve hasarlarda çok önemli bir sıçrama olmadığı müddetçe bu seyrin devamını bekliyoruz. Bunun da teveccühünü görüyor. Yeni araçlarda kasko sigortası oranı yüzde 80 civarında. 5 ile 10 yaş arası yüzde 60'lar mertebesinde. Sonra düşüyor. Sektör şu anda yaşlı araçlarda oluşan koruma açığını çözecek çalışmalar yapıyor. Çünkü artık malların değeri arttı" şeklinde konuştu.

'YATIRIM FONLU HAYAT SİGORTACILIĞINI ÇALIŞIYORUZ'

Sigorta şirketlerinin 2026'ya iyi başladığını reel olarak yüzde 20 civarında bu büyümenin olduğunu ancak primlerde reel olarak küçülme görüldüğünü ifade eden Obalı, hayat sigortacılığına da değinerek, şunları söyledi: "Hayat sigortacılığında sadece birikim değil koruma tarafına da fokuslanmamız gerekiyor. Eğer başımıza birşey gelirse geride kalanların mağdur olmayacak birikim bıkarmak zorundayız. Sektör şu anda hem birikim hem koruma tarafını hayata geçiren ikili ürünler çıkarmaya başladı. Şimdi yatırım fonlu ürünleri de çalışmaya başladık."

ARTAN MALİYET YANSITILMADI

Obalı, savaşın sektöre global anlamda etkisinin olduğunu belirterek Türkiye özelinde ise nakliyat sigortaları vasıtasıyla bu etkinin görüldüğünü kaydederek, "Savaşın özellikle tedarik zincirini etkilediği gözönüne alındığında otomotiv yedek parçası tarfında bir miktar etkisi oldu ama sektör bunu maliyetlere yansıtmadan absorbe edebildi. Bunda da en önemli faktör kurun dengeli seyri ve mali gelirlerle zararı kompanse edebilmesi oldu" diye konuştu.