İran Öğrenciler Haber Ajansı İSNA, eski Devrim Muhafızları Komutanı Muhsin Rızai’nin Dini Lider Mücteba Hamaney’in Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki temsilciliğine atandığını duyurdu. Ancak haber kısa süre sonra yayından kaldırıldı. Aynı bilgi Devrim Muhafızları’na yakınlığıyla bilinen Tesnim ile Mehr tarafından da yayımlandıktan sonra geri çekildi.

İran International da pazar günü Tesnim’in Hamaney’in konseye yeni temsilci atadığı yönündeki haberini sildiğini doğruladı. Böylece Tahran’da normal şartlarda tek cümlelik kararnameyle sonuçlanması gereken bir atama, birkaç saat içinde ülkenin yeni güç dengelerinin tartışıldığı siyasi bir bilmeceye dönüştü.

ÖNCE ATANDI, SONRA HABERİ SİLİNDİ

REKLAM

Muhsin Rızai sıradan bir bürokrat değil. İran-Irak Savaşı boyunca Devrim Muhafızları Ordusu’nun komutasında bulunan Rızai, İran güvenlik mimarisinin en eski ve etkili askeri-siyasi isimlerinden biri. Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney’in ölümünün ardından dini liderlik makamına geçtikten kısa süre sonra, Mart 2026’da Rızai’yi askeri işler danışmanı olarak atamıştı. Rızai aynı zamanda Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi’nde görev yapıyor ve özellikle savaş, Hürmüz Boğazı ile ABD’ye karşı izlenecek güvenlik politikalarında son aylarda yeniden öne çıkıyor. Dolayısıyla onun Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi’ne taşınması yönündeki haber, Tahran’da basit bir personel değişikliğinin çok ötesinde okundu.

Ancak asıl soru, atamadan çok haberin neden geri çekildiği. İranlı ajansların aynı bilgiyi birbirine yakın zamanlarda yayımlayıp daha sonra kaldırması, kararın nihai aşamaya gelmeden servis edilmiş olabileceği ihtimalini gündeme taşıdı. Bir başka senaryo kararın siyasi veya kurumsal nedenlerle ertelenmiş ya da görev tanımının değiştirilmiş olması. Ancak şu ana kadar İran yönetiminden bu ihtimallerden herhangi birini doğrulayacak kesin bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle 9 Ağustos itibarıyla doğrulanabilen tek gerçek; Rızai’nin görevlendirildiğine ilişkin haberlerin İran medyasında yayımlandığı, ardından geri çekildiği ve atamayı kesinleştiren nihai ve tartışmasız bir resmi açıklamanın ortaya çıkmadığı.

REKLAM

RIZAİ’NİN ADI BİR HAFTADIR KORİDORLARDA

Üstelik Rızai’nin adı Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi için ilk kez pazar günü ortaya çıkmış değil. İranlı din adamı ve Hamaney ailesiyle evlilik yoluyla akrabalığı bulunan Muhammed Bakır Harazi, birkaç gün önce Mücteba Hamaney’in mevcut genel sekreter Muhammed Bakır Zülkadr’ı görevden çıkararak yerine Rızai’yi getirmeyi düşündüğünü ileri sürmüştü. İran International’ın 3 Ağustos’ta aktardığı Harazi açıklamasında, “Zülkadr’ı değiştirecekler, yerine Muhsin Rızai gelecek” iddiası açık biçimde dile getirilmişti. 6 Ağustos akşamında da İran içindeki bazı yayın organları Rızai’nin yeni genel sekreter olarak atandığını duyurmuş, bu haberler de kısa süre sonra geri çekilmişti. Böylece aynı isim birkaç gün içinde önce “genel sekreter”, ardından “dini liderin temsilcisi” olarak İran haber ekranlarına girip çıktı.

AMA ZÜLKADR HALA MASADA

REKLAM

Tabloyu daha karmaşık hale getiren ise Muhammed Bakır Zülkadr’ın hâlâ Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri sıfatıyla görev yapıyor görünmesi. Özellikle bölgesel güvenlik ve Hürmüz Boğazı konusunda İran adına yürütülen kritik süreçlerde Zülkadr’ın adı kullanılmaya devam ediyor. Wall Street Journal’ın 9 Ağustos tarihli haberinde de ABD ile Hürmüz Boğazı krizinin çözümüne ilişkin İran’ın şartlarını açıklayan isimlerden biri Zülkadr olarak gösterildi. Reuters’ın aynı gün yayımladığı haber ise İran’ın Hürmüz’ün yeniden açılması için ABD’nin savaşın sona erdirilmesi, yaptırım ve ablukaların kaldırılması gibi koşulları yerine getirmesini istediğini aktardı. Bu görünürlük, en azından kamuoyu önünde Zülkadr’ın henüz sistemden çıkarılmadığını gösteriyor.

Burada önemli bir kurumsal ayrıntı da bulunuyor: Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreterliği ile dini liderin konseydeki temsilciliği aynı görev değil. İran Anayasası’nın 176’ncı maddesi çerçevesinde cumhurbaşkanı konseye başkanlık ederken, genel sekreter günlük koordinasyon ve güvenlik bürokrasisinin yönetiminde kritik rol oynuyor; dini lider ise konsey içerisinde kendi temsilcilerini görevlendirebiliyor ve konsey kararları liderin onayıyla yürürlüğe giriyor. Dolayısıyla Rızai’nin dini lider temsilciliğine getirilmesi teorik olarak Zülkadr’ın genel sekreterlikten alınması anlamına gelmiyor. Ancak birkaç gün içinde Rızai için iki ayrı makamın telaffuz edilmesi, Tahran’daki tartışmanın yalnızca bir koltuğun sahibinden değil, güvenlik karar mekanizmasında yetkinin nasıl dağıtılacağından kaynaklandığı izlenimini güçlendiriyor.

TAM O SIRADA PEZEŞKİYAN-HAMANEY GÖRÜŞMESİ

Güvenlik zirvesinde bu belirsizlik yaşanırken Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Dini Lider Mücteba Hamaney’in yaptığı görüşmenin İran devlet medyası tarafından duyurulması zamanlaması nedeniyle ayrı bir önem kazandı. Reuters’ın İran devlet medyasına dayandırdığı 9 Ağustos tarihli habere göre görüşme aslında Pezeşkiyan’ın cumhurbaşkanlığındaki üçüncü yılının başladığı temmuz ayı sonlarında gerçekleştirildi. Ancak görüşmenin ayrıntılarının, Rızai’nin görevlendirildiği haberinin çıkıp geri çekildiği günlerde kamuoyuna açıklanması Tahran’daki kulisleri daha da hareketlendirdi. Görüşme, Mücteba Hamaney’in babasının ölümünden sonra dini liderliğe gelmesinden bu yana Pezeşkiyan’la kamuoyuna yansıyan sınırlı sayıdaki doğrudan temasından biri oldu.

İran televizyonunun aktardığına göre masada ülkenin ekonomik ve sosyal koşullarından askeri gelişmelere kadar son derece kapsamlı bir gündem vardı. İki isim halkın geçim şartlarını, ekonomik sorunları, savaş ve askeri meseleleri, kaynakların yönetimini, enerji ihtiyacını, riyal ve döviz bazındaki harcamaları ve yabancı ülkelerle ekonomik ilişkileri ele aldı. Bu başlıkların hemen tamamı, savaşın ardından hem içeride ekonomik baskıyla hem de dışarıda ABD ile yürütülen son derece kırılgan diplomatik süreçle karşı karşıya kalan İran yönetiminin en hassas dosyalarını oluşturuyor. Reuters da görüşmenin özellikle askeri meseleler, kaynak güvenliği, döviz yönetimi, enerji ve dış ekonomik ilişkileri kapsadığını bildirdi.