"Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

AA'daki haber göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 kişinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheliler, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürüldü.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 9 şüpheli, "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

TUTUKLAMA TALEBİYLE SEVK EDİLEN İSİMLER

Oğuzhan Uğur

Emir Taşar

Emre Kartaloğlu

Ersin Gökgün

Fatih Eke

Gülgün Öztürk

Hüseyin Küçük

Muharrem Karataş

Suzan Düşküner Mintaş

REKLAM
Oğuzhan Uğur hakkında bilirkişi raporu hazırlandı
Oğuzhan Uğur hakkında bilirkişi raporu hazırlandı Haberi Görüntüle

Öte yandan AHBAP soruşturması kapsamında gözaltına alınan avukat Ece Güner'in kardeşi Özgür Ömer Güner, "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan TCK 282/2 kapsamında adli kontrol talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.

Zanlıların hakimlikteki işlemleri sürüyor.

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadelerine ulaşıldı
Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan Hüseyin Küçük ve Fatih Eke'nin emniyet ifadelerine ulaşıldı Haberi Görüntüle

OĞUZHAN UĞUR'UN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

DHA'daki habere göre; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap soruşturması kapsamında Oğuzhan Uğur’un savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı.

"PROGRAM SAYESİNDE TANIDIM"

Uğur ifadesinde, "Ben Haluk Levent’i 2018 yılında yapmış olduğum 'PİNÇ' isimli program vasıtasıyla tanıdım. Kendisi o dönemde de oldukça ünlü ve etkili bir kişiydi. Sosyal medya da yüksek bir etkiye sahipti. Yine Ahbap Derneği ile ilgili faaliyetleriyle de ön plana çıkmaktaydı.

Programdan sonra belirli bir süre kendisiyle görüşmedim. 2021 yılında sosyal medya yasasıyla ilgili olarak bir program düzenliyordum. Programa kendisini de davet ettim ve ikinci görüşmemiz bu şekilde gerçekleşti. Program, Haluk Levent’in de katılımıyla yayımlandı.

"ŞAHSİ HESAPLARIMIZ ÜZERİNDEN HERHANGİ BİR BAĞIŞ TOPLAMADIK"

Uğur, "Bundan sonraki görüşmemiz, 2023 yılındaki 6 Şubat depreminden sonra gerçekleşti. İlk olarak 6 Şubat gecesi kendisiyle telefonda konuştuk. Kendisi, muhtemelen sosyal medya da aktif olduğumuzu gördü ve yardım faaliyetlerinin İstanbul’dan yürütülemeyeceğini, sıfır noktasına gidilerek durumun doğrudan Hatay’dan görülmesi gerektiğini bana söyledi. Gitme imkânımızın olmadığını kendisine söyledim.

Devamında kendisi beni aradı ve ambulans uçakla Adana’ya gitmemizi sağladı. Adana’ya gittikten sonra Hatay’a geçtik ve Haluk Levent ile görüştük. Hatay’da çeşitli yardım faaliyetleri yürütülüyordu. AFAD ve AHBAP gönüllüleriyle röportajlar yaptık ancak internet bağlantısı olmadığı için çekmiş olduğumuz görüntüleri servis edemedik. Orada bir faydamız olmayacağını düşünerek İstanbul’a döndük. İstanbul’a döndüğümüzde, Babala TV stüdyolarında deprem yardımları ve benzeri konularda yayınlar yapmaya devam ettik.

Paylaştığımız görüntülerin altına hem AHBAP’ın hem de AFAD’ın IBAN bilgilerini içeren hesap bilgilerini yayımladık. Yardım yapmak isteyen kişiler bizleri arayarak ilgili IBAN bilgilerini teyit ediyordu. Arayan kişilerden bazıları yalnızca AHBAP’a yardım yapmak istiyor ve bizden özellikle AHBAP’ın IBAN numaralarını talep ediyordu. Yurt dışından arayan ve yardım yapmak isteyen kişileri ise özellikle AFAD’a yönlendiriyorduk.

Zira gönderilecek paraların yasa dışı vb. olabileceği ihtimalini gözetiyorduk. Bu hususu dikkate alarak bu kişileri doğrudan AFAD’a yardım yapmaya teşvik ettik. O döneme ilişkin, yalnızca AHBAP’a yönelik yardım teşvikinde bulunduğumuz belirtilmekteyse de bu hususlar doğru değildir. Biz ilgili kurumların IBAN numaralarını paylaştık. Kendi şirketlerimiz veya şahsi hesaplarımız üzerinden herhangi bir bağış toplamadık. Bunun yasal olmadığını biliyorduk" dedi.

'HALUK LEVENT’İN, BENİM KENDİSİNİ MUHALİF GİBİ GÖSTERDİĞİM YÖNÜNDE BAZI KONUŞMALARI OLMUŞ'

Uğur, "Deprem sürecinden sonra daha önceden tanıdığım gazeteci arkadaşım beni aradı ve Haluk Levent’in benimle ilgili çeşitli konuşmalar yaptığını söyledi. Haluk Levent’in, benim kendisini muhalif gibi gösterdiğim yönünde bazı konuşmaları olmuş.

Ancak aslında böyle bir durum olmadığını da beyan etmiş. Bende bunun üzerine Haluk Levent’e mesaj atarak böyle bir durumun bulunup bulunmadığını sordum. Kendisi, yüz yüze konuşmamız gerektiğini söyledi. Devamında kendisiyle iki kez daha telefonla görüştük. Görüşmelerden birinde bana, 'Arkamdan kötü konuşuyormuşsun' dedi.

Ben konuşmayı kısa keserek kapattım. Diğer görüşmemizde ise bir şarkı çıkaracağını söyledi ve destek istedi. Bunun dışında kendisiyle herhangi bir görüşmemiz olmadı" dedi.

"ÇEŞİTLİ DEDİKODULAR DUYMAKTAYDIM"

Uğur, "Yine başka bir gazeteci arkadaşım, 27 Şubat 2023 tarihinde beni aradı. Kendisi, Haluk Levent ile ilgili çeşitli şüpheleri bulunduğunu, süreçten rahatsız olduğunu ve konunun üzerine gidebilmek için belge aradığını söyledi.

O dönemde Haluk Levent, açıkçası yardımsever ve bir nevi 'kahraman' olarak görülen bir insandı. Herhangi bir belge olmaksızın konunun üzerine gitmek mümkün değildi. Bende kendisine bir süredir Haluk Levent ile görüşmediğimi söyledim ve açıkçası beklemeye başladık. Benim için esas kırılma noktası, gazeteci arkadaşımdan duyduğum hususlarla ilgiliydi.

Haluk Levent hakkında çeşitli dedikodular duymaktaydım. Ancak benzer bir durumu bizzat kendim yaşayınca kendisiyle iletişimimi kestim. Bu, Haluk Levent ile aramızdaki kişisel bir konuydu. Bizzat Hatay’a gittiğimde AHBAP’ın sahada bulunduğunu ve çeşitli çalışmalar yaptığını gördüm. Bu nedenle kişi ile kurumu bir noktada birbirinden ayırdım. Bu konuyla ilgili durum bunlardan ibarettir" dedi.

"HALUK LEVENT İLE YAKIN BİR ÇALIŞMA İÇERİSİNDE BULUNMADIM"

Uğur, "Her ne kadar anlattığım üzere depremin yaşandığı günden hemen sonra Hatay’a gitmişsem de Haluk Levent ile yakın bir çalışma içerisinde bulunmadım. Kendisinin mali açıdan ne gibi tasarruflarda bulunduğunu bilmiyorum.

Dolayısıyla derneğe yapılan bağışların amacı dışında kullanılıp kullanılmadığına ilişkin herhangi bir şüphe duymadım. Esasen bunu görebilecek bir konumda da değildim. Yine Haluk Levent veya Ahbap Derneği tarafından derneğin reklamının yapılması ve benzeri konularda benimle herhangi bir görüşme gerçekleştirilmedi.

Ne dernekle ne de Haluk Levent ile herhangi bir ticari faaliyette, iş birliği içerisinde bulundum. Şirket hesaplarıma veya şahsi hesaplarıma herhangi bir para girmedi. Dönemin hassasiyeti gereği, o dönemde böyle bir şey yapmak aklımızın ucundan dahi geçmemiştir" dedi.

Ne olmuştu?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen, aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent'in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz'da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

Şüphelilerden 1'i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent'in de bulunduğu 14'ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla'da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4'ünün tutuklanmasına, 8'i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Böylece soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısı 18'e yükselmişti.

Soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu.

Ayrıca soruşturma kapsamında Oğuzhan Uğur'un da aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alınmıştı.