TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, "çerçeve yasa" kapsamında siyasi turu bugün de devam etti. Görüşmelerin ardından Kurtulmuş, TBMM Başkanlığı'nda açıklamalarda bulundu.

AK PARTİLİLERLE BULUŞTU

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Grup Başkanı Abdullah Güler ve Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile görüştü.

AA'daki habere göre; Kurtulmuş; dün MHP, DEM Parti, Yeni Yol Partisi ve CHP liderleri ile Meclis'te bir araya gelmişti. Numan Kurtulmuş, bugün de İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile görüşmesinin ardından AK Parti yetkilileri ile de saat 15.00'te bir araya geldi. Görüşme saat 16.00'da sona erdi.

Kurtulmuş'un makamında basına kapalı gerçekleşen görüşme 1 saat sürdü.

AK Parti Genel Başkanvekili Ala, görüşme sonrası bir gazetecinin "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yasal düzenlemenin ne zaman Meclis'e sunulacağıyla ilgili sorusuna, "Görüşmeler yapıyoruz, görüşmeler devam ediyor. Üzerinde herkes çalışıyor." ifadeleriyle cevap verdi.

KURTULMUŞ'TAN AÇIKLAMALAR

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, görüşmenin ardından TBMM Başkanlığı'nda açıklamalarda bulundu. Süreç kapsamında daha önce makam kapısı önünde konuşan Kurtulmuş, ilk kez TBMM Başkanlığı'nda açıklama yaptı.

DHA'daki habere göre; Kurtulmuş'un açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Türkiye fevkalade önemli bir tarihi süreçten geçiyor. Silahların bırakılması, terörün asla konuşulmaması ve 'Terörsüz Türkiye' hedefinin tam manasıyla sağlandığı bir dönemin kapısının açılması için yasal düzenleme ihtiyacı ortadır. Bu çerçevede bütün sorumluluk TBMM'de bulunan siyasi partilerdedir.

İsteriz ki; nasıl komisyon raporu ortaklaşa bir çabanın sonucu olarak ortaya çıktıysa gerçekleştirilecek olan yasal düzenleme de tüm partilerin katılımı ve mümkün olan en geniş ittifakla ortaya çıksın. Bunun için bu ziyarette en temel amacımız ortak anlayışın gündeme getirilmesidir. Komisyon raporumuzun 6'ncı bölümünde yer alan münfesih örgütün bundan sonra nasıl hareket edeceğine ilişkin ana çerçeve korunacaktır.

Yani bu geçici ve müstakil bir yasa olacaktır. Bu yasa kritik eşik tanımı yapacak; yani örgütün silahlarını bırakıp münfesih hale geldiğinin tespiti ve teyidi ile ilgili bir mekanizma bu yasanın içerisinde mutlaka olmalıdır. Bu asla bir genel af ya da şahsa ait bir af niteliğinde olmamalıdır. Mühim olan mesele özellikle bu yaz aylarında örgüt mensuplarının silah bırakarak ülkeye gelmesini sağlamak ya da örgüt mensuplarının bir şekilde örgütsel faaliyetlerini sonlandırdığını sağlamak için yasanın yol açıcı, kapsayıcı bir şekilde gündeme getirilmesinin gerekli olduğunun kanaatindeyiz" diye konuştu.

Kurtulmuş, siyasi parti ziyaretlerine değinerek, "Tüm siyasi partilerle yaptığımız görüşmelerde ana çerçeve itibarıyla bir anlayış birliğinin olduğu görülüyor. Bundan sonra çok kısa bir süre içerisinde partilerin grup başkanları, grup başkan vekilleri bir araya gelerek yasanın detayı ile ilgili çalışmaları sürdürecekler ve belli bir noktaya getirecekler. Belki ondan sonraki süreçte tüm partilerden temsilcilerle birlikte müşterek bir çalışma gündeme getirilecek. Ümit ve arzu ederiz ki Meclis tatile girmeden evvel bu yasa kanunlaşır ve Türkiye için yeni bir dönemin kapılarını da açar" ifadelerini kullandı.

'YENİ PARTİ KURARLARSA GÖRÜŞLERİNİ ALMAK VAZİFEMDİR'

Türkiye'yi uzun yıllardır meşgul eden terör sorununun sona ermesi ile birlikte kardeşlik kapılarının sonuna kadar açılacağını vurgulayan Kurtulmuş, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere sürece katkı sunan herkese teşekkür etti.

Kurtulmuş gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özgür Özel ile bir görüşme yapıp yapmayacağına ilişkin soru üzerine değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Tabii ki bu yasa Meclis'te bulunan arkadaşlarımızın ortak çabasıyla çıkacak. Komisyonda CHP'li arkadaşlarımız fevkalade güçlü bir destek verdiler, tartışmaların her aşamasında bulundular ve bu süreçte o zaman CHP'nin Genel Başkanı olan Özgür Özel'in, Grup Başkan Vekili Murat Emir'in fevkalade değerli katkıları oldu. Tabii ki bu kadar katkısı olan bir grubun eğer yeni bir parti kurarlarsa onların da sürece ilişkin görüşlerini almak Meclis Başkanı olarak vazifemdir" dedi.

'ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA MECLİS'E GELİR'

Kurtulmuş, takvime ilişkin soru üzerine şöyle konuştu;

"Meclis tatile girmeden evvel bu işi bitireceğiz. Meclis Başkanlığına sunulur, gerekiyorsa diğer partilerden koordinatörlerle birlikte nihai toplantı yapılabilir. Ümit ediyorum ki önümüzdeki hafta Meclis Başkanlığına gelir, komisyona havale edilir ve yetişirse önümüzdeki hafta Meclis bunu müzakere ederek bitirir. Ortak bir metnin olması gerekiyor. Çok kapsamlı, çok detaylı bir metin olmayacak. Üzerinde ortaklaşmış olan bir fikir çerçevesinde partiler bir araya gelir. Çok uzun olmayan bir yasayla, neleri kapsayacağı, neleri kapsamayacağı, denetleme mekanizmasının nasıl ve ne şekilde oluşacağı ve bunun süresinin ne kadar olacağı ile ilgili nihai kararlar verilir. Kısa bir metin olacaktır ve bu metinle de yasa kanunlaşmış olur."

Kurtulmuş ayrıca denetleme mekanizmasının Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun içerisinde yer alan çerçeveyle belirlendiğini ve devletin yetkili kurumlarının yapacağı gözlemlerin belli aralıklarla TBMM'ye sunulacağını ekledi.

DERVİŞOĞLU İLE GÖRÜŞTÜ

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, sürece yönelik "çerçeve yasa" ile ilgili siyasi parti turu kapsamında İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu TBMM'de ziyaret etti.

ANKA'daki habere göre; TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çerçeve yasa ile ilgili dün başladığı siyasi parti turuna bugün de devam ediyor. Kurtulmuş, saat 13.00'te İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu TBMM'deki makamında ziyaret etti. Kurtulmuş'u Grup Başkanlığı'na gelişinde koridordaki asansörde İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez karşıladı ve Dervişoğlu'nun makamına kadar eşlik etti.

Kurtulmuş ile Dervişoğlu'nun görüşmesi 45 dakika sürdü. Görüşmede, İYİ Parti Grup Başkanvekilleri Uğur Poyraz ile Turhan Çömez de yer aldı. Müsavat Dervişoğlu görüşmenin ardından Numan Kurtulmuş'u asansöre kadar uğurladı.

REKLAM

Öte yandan TBMM Başkanlığı, sosyal medya hesabından görüşmeye ilişkin "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımız Numan Kurtulmuş, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu Meclis’teki parti grubunda ziyaret etti" notuyla fotoğraf paylaştı.

GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI

Müsavat Dervişoğlu, görüşmenin ardından açıklama yaparak, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Ziyaret sırasında Meclis Başkanı'na sorular yönelttiğini belirten Dervişoğlu, ortada yazılı bir metin olup olmadığını sorduğunu ve "hazırlıkların devam ettiği" yanıtını aldığını aktardı. "Uygun olmayan zeminlerde önemli kararlar alındığını" savunan Dervişoğlu, şöyle konuştu:

"Ziyaret edilen bazı siyasi partilerin konunun içeriğiyle ilgili yeterli bilgiye sahip olduğuna inanıyorum. Ama bazı gerçeklerin de bizim konumumuzdaki siyasi partilerden saklandığı düşüncesine sahibim.

Dolayısıyla milletin beklentisinin hilafına kapalı kapılar ardında yapılan hazırlıkların tarafımızdan doğrudan kabulü mümkün değildir. Sayın Meclis Başkanı'nın ifadelerini temenni boyutuyla ele alacağımızı söyleyebilirim. O düşüncelerini söyledi, biz de karşı duruşlarımızı ifade ettik."

"KAYGILARIMIZI İFADE ETTİK"

Sürecin en başından itibaren duruşlarını koruduklarını ve örgütün silah bırakmasının ön şart olduğunu belirten Dervişoğlu, resmi makamlardan bilgi alamadıklarını ifade etti. Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu bilgileri ancak terör örgütünün Kandil'deki yöneticilerinin beyanlarından, İmralı'ya gidip gelen ulakların ifadesinden ancak tespit edebilme imkanımız var, bu coğrafyadaki eylemlerin aslında sadece bir ülkeye mahsus terör örgütü tarafından değil, kolektif şuurla yapıldığını ifade edenler de var.

Ayrıca Milli Güvenlik Kurulu'nun yapmış olduğu son toplantıda örgütün silah bıraktığına dair bir emareye rastlanmadığı da zımni olarak ifade edilmiş durumda. Kaygılarımızı ifade ettik.

Bu yasa taslağının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bir terör örgütünün karşısında diz çökmüş duruma getirebileceği ya da öyle algılanabileceği düşüncesini ifade ettik."

"HERHANGİ BİR TAKVİM VERİLMEDİ"

"Çerçeve yasanın Meclis'e gelmesiyle ilgili bir tarih verildi mi" sorusuna Dervişoğlu, terör örgütünün beklentilerinden kaynaklanan bir aciliyet havası yaratıldığını söyledi. Sürecin terör örgütü mensuplarının yol göstericiliğiyle yürütülmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bu işler ilk defa terör örgütünün başının Meclis kürsüsüne davetiyle başlamıştır. Onların bir aciliyeti var. O aciliyete binaen de zaten söyledim ben. Örgüt istiyor, örgütün siyasi uzantısı taleplerini seslendiriyor ve Türkiye Cumhuriyeti buna, Türkiye Cumhuriyeti Devleti buna Meclis eli ve aracılığıyla eğer onay veriyorsa işte o, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni terör örgütünün karşısında zor durumda bırakır.

Onun için bir aciliyet olduğunu, bir acele davranış olduğunu gözlemledim ama herhangi bir takvim verilmedi. Ama arzulanan, Meclis tatile girmeden bunun gerçekleşmesidir diye düşünüyorum. İçeriğini bir kere terör örgütünün dayatmasıyla Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti'ne dayatılan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni de sürece alet eden bir düzenlemeye sonuna kadar karşı olacağımızı ifade edebilirim."

Meclis'in olağanüstü toplantıya çağrılmasına ilişkin soruya, görüşmede bu konunun ele alınmadığını belirterek yanıt veren Dervişoğlu, iktidarın önemli kanunu Meclis'in kapanma takvimine denk getirdiğini ifade etti.

"YENİ PARTİ" AÇIKLAMASINI DEĞERLENDİRDİ

CHP'deki gelişmeler ve yeni parti açıklamalarına ilişkin bir soru üzerine Dervişoğlu, konuyu daha önce demokrasi ve hukuk çerçevesinde ele aldığını, ancak gelinen noktada durumun bir iç meseleye dönüştüğünü vurguladı. Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Ben Cumhuriyet Halk Partisindeki gelişmeleri hukuk ve demokrasi yönüyle ele alıyordum. O zaman da bir tehlikeyi işaret ettim. Bütün bu olup bitenler bir siyasi partinin iç meselesine indirgenmek isteniyor.

'Böyle bir tehlike var ve bu tehlikeye karşı dikkatli olmak gerekir' diye... Ama her türlü uyarıyı yapmış olmamıza rağmen şu anda bütün bu gelişmeler bir siyasi partinin iç meselesi mesafesine indirgendi.

Dolayısıyla artık 'bir siyasi partinin iç meselesidir' penceresinden bakıp konuya saygıyla yaklaştığımı ifade edebilirim. Bir siyasi partinin iç meselesine müdahil olmak istemiyorum. Keşke demokrasi boyutunda kalsaydı. Her siyas, partinin içinde bir takım sorunlar olabilir. Siyaset öyle bir şey zaten."