Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle: "Kıymetli misafirlerimize, özellikle sevgili genç kardeşlerimize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum. Tüm yol ve dava arkadaşlarımıza partimize yaptıkları katkılardan dolayı şükranlarımı sunuyorum. Kavganın, itibar suikastlarının siyaseti zehirlediği bugünlerde vefayı elden bırakmayan, kardeşliği yücelten, nezaketi elden bırakmayan AK Parti ailemiz ile iftihar ediyorum. Partimizi ve ailemizi yeni katılımlarla büyütmeye devam ediyoruz, devam edeceğiz.

REKLAM

"MUHALEFET ÇAMUR GÜREŞİNDE"

Muhalefet cephesinde kaos ve kargaşa hakimken, biz uyum içinde, Cumhur İttifakı olarak dayanışma içinde 86 milyonun birlik ve dirliği için çalışıyoruz. Sanal ve saçma gerilimlerle vaktimizi ziyan etmiyoruz. Tahriklere rağmen muhalefetin içinde debelendiği çamur güreşine bizi de çekmesine müsaade etmiyoruz.

"KAVGALARINI MECLİS'E TAŞIDILAR"

Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken, maalesef muhalefet Meclis'i tıkama alışkanlığından bir türlü vazgeçmiyor. Kavgalarını Meclis'e taşıdılar. Paralel yönetim modeli sadece ana muhalefet partisinin kendisini değil, Türkiye siyasetini de paralize ediyor. Bir partinin iç meselesi bu yüce çatının ve demokrasimizin meselesi haline getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız. Ana muhalefet partisi içindeki tartışmalar son günlerde aynen buna evrilmiş.

"BİRİNCİ GÖREVİMİZ ÜLKEYE VE MİLLETE HİZMET"

Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet de iktidar kadar yapıcı davranmalı, yasama süreçlerine olumlu katkıda bulunmalıdır. İster iktidar ister muhalefet hepimiz, iradesini temsil ettiğimiz milletimize karşı sorumluluk taşıyoruz. Birinci görevimiz, ülkeye ve millete hizmet. Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye küresel sistemdeki değişiklikleri doğru okuyan ve yöneten ülkelerden biridir.

"İSRAİL'İN BARIŞA TAHAMMÜLÜ YOK"

Türkiye, bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır. Şu bir gerçek ki İran krizi sürecinde yaşananlar Türkiye Cumhuriyetinin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir.

Terörü ve işgali devlet politikası haline getiren katliam şebekesi, büyük emekle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmakta. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Bölgemize eğer barış gelecekse, İsrail'e rağmen gelecek. Bölgemizde huzur olacaksa, İsrail'in fitnelerine rağmen olacak.

Türkiye olarak iğne ucu kadar bile olsa, barış şansının değerlendirilmesi için üzerimize ne düşüyorsa yapmaktan geri durmayacağız. Önümüzdeki dönemde İran krizinin kalıcı çözümüne yönelik çabalara her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE

Terör defteri tamamen kapanınca 86 milyonun tamamı yaklaşık yarım asır sonra derin bir nefes alacak. Şunu bir defa artık herkes kabul etmeli: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra düzenlemeyi Meclis'in takdirine sunacağız.

"YASAL ÇERÇEVE ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ"

Cumhur İttifakı olarak Meclis'imizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamama erdirecek, tarihe, gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Tekrar bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin, Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu farklılıklarını bir yana koymalı, sürece destek olmalı, bu meselenin milletin gündeminden çıkması için yük almalıdır."