Almanya'dan tatil için geldikleri İstanbul'da 'zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin açılan davada 4'ü tutuklu 6 sanık ikinci kez hakim karşısına çıkacak. Savcılık tarafından açıklanan mütalaada 5 şüpheli hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.
AİLENİN ÖLÜMÜNDE 2. DURUŞMA
DHA'daki habere göre; Almanya'dan 9 Kasım 2025'te İstanbul'a gelerek 13 Kasım 2025'de zehirlenme' şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan, ardından hayatını kaybeden Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in ölümüne ilişkin açılan dava İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı.
Duruşmada, aralarında otel yetkilisi olan tutuklu sanık Hakan Oğlak, DSS İlaçlama firmasının sahibi şüpheli Serkan Kışı'nın da bulunduğu 6 sanık savunma yapacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 2 yıl 8 aydan 22,5 yıla kadar hapisle ayrı ayrı cezalandırılmaları istendi.
Rustemsha Batyrov'un ise 'taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapsi talep edildi.
5 SANIĞA 22 YIL 6 AYA KADAR HAPİS TALEBİ
Habertürk'ten Ceylan Sever'in aktardığına göre; Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada celse arasında mütalaa açıklandı. Mütalaada sanıklar Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı’nın ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Sanık Rustemshea Batyrov hakkında ise ölümle illiyet bağı sağlayacak bir eylemin bulunmaması nedeniyle beraati talep edildi.
“ÇOCUĞUM SAĞ OLSAYDI ŞİMDİ İZNE GELECEKTİ”
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma başladı. Savcı mütalaasını tekrar ettiğini söyledi. Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik’e mütalaaya karşı sözleri soruldu.
Çiğdem Böcek’in annesi Aysu Çelik’in duruşmadaki sözleri salonu gözyaşlarına boğdu. Aysu Çelik, “Gereken adaleti sağlamanızı istiyorum. Çocuğumu toprağa koyduğumuz gün biz de öldük, benim ne günahım vardı? Bizim çocuğumuzun ne günahı vardı? Benim evimde yemek yapılmıyor. Benim çocuğum sağ olsaydı şimdi izne gelecekti” dedi.
“SİZ MEZAR ÖPMEK NEDİR BİLİR MİSİNİZ?”
Acısının dinmeyeceğini dile getiren anne Aysu Çelik, “Ben daha çocuklarımın evinden eşyalarını alamadım, elim varmıyor. Kızımın doğum günü için gelmişlerdi, ölüleri kaldı, bir günde üç cenaze aldım sayın başkanım. Ben çocuklarımın mezarlarını öpüyorum, mezar öpmek nedir bilir misiniz? Ben Çiğdem’imi göremeyeceğim, ben Masal’ımı göremeyeceğim” dedi.
“BİLE BİLE İLAÇLAYIP ÖLDÜRDÜNÜZ”
Kızı Çiğdem Böcek’in sağlık bölümü mezunu olduğunu söyleyen anne Aysu Çelik, “Kızım ‘biz zehirlendik herhalde’ diyor, çocuğum resepsiyonda söylemiş ‘oğlum kustu’ demiş, biriniz de demiyor ki ‘ilaçtan oldu’. Öyle deselerdi damadım giderdi başka otele, belki kurtulurlardı. Nasıl vicdanınız var sizin? Bile bile ilaçladınız, öldürdünüz. Bir annenin gözyaşını dindirin, bunları serbest bırakmayın. Değdi mi yalan dünyanın malı için?” dedi.
“DAHA BETER OLSUNLAR”
Çiğdem Böcek’in babası Mustafa Çelik de, “Türk adaletine güveniyorum. Cezalarını çeksinler. İçimize ateş düştü. En yüksek oranda cezalandırılsınlar” dedi.
Ölen Servet Böcek’in ağabeyi Mustafa Böcek de sanıkların en yüksek cezayla cezalandırılmalarını talep etti.
Baba Yılmaz Böcek ise, “Bu karşınızda oturan zanlılar benim evlatlarımı bilerek ve görerek ölüme gönderdiler. Benim evlatlarımın, torunlarımın geleceği vardı; torunlarım büyüyecekti, evlenecekti. Yaşadıklarını yaşamadan ölmesinler, evlat acısı nedir görsünler, dilerim daha beter olsunlar” dedi.
OTEL SAHİBİ: İLAÇTAN OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM
Tutuklu sanık otel sahibi Hakan Oğlak savunmasında, “Başları sağ olsun, çok üzgünüm, mekânları cennet olsun. Benim param pulum feda olsun da o insanlar ölmeseydi. Yaşadığım sağlık problemi nedeniyle, acı olay yaşandığı dönemde otele sık sık gidip gelemiyordum.
İlaçlama bilgim ve onayım dâhilinde yapıldı. İlaçlama yapılınca ne yapılması gerektiğini sordum. İki gün beklenmesini, havalandırılmasını ve ondan sonra kiraya verilmesini söylediler. Hangi ilaç kullanıldığını bilmiyorum. Bize oteli kapatmamızı ve tahliye etmemizi söylemediler. İlacın zarar vermediği yönünde iddialı konuştular.
Ben bu kişilerin ilaçtan etkilendikleri için vefat ettiklerini düşünmüyorum. Daha önce de ilaçlama yaptırmıştık, kimseye zarar gelmemişti. Olayda kusurum ya da ihmalim yok. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum” dedi.
