AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "AK Parti sandığın gücüne, esas olduğuna ve namusuna inanan parti olarak küçük büyük demeden en kapsamlı şekilde seçimleri değerlendirir. Sayın Cumhurbaşkanımızın, genel başkanımızın açılış konuşması her MYK'dan sonra çalışmalarımız için yol gösterici. Terörsüz Türkiye konusu başta olmak üzere uluslararası birçok konuda değerlendirmede bulundular.
Bugün iç ve dış siyasi konuları ele almış oldular. Milli takımımız için bir şarkı hazırlayacağımızı söylemiştik. Bu şarkının adı 'Siz hepiniz biz Türkiyeyiz'. Bu şarkı birkaç dakika sonra yayınlanacak. Hep beraber bütün Türkiye dinleyecek. O çerçevede milli takımımıza buradan bir kere daha selamlarımızı göndermiş olacağız.
SORULAR VE YANITLAR
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN İSRAİL AÇIKLAMASI
Cumhurbaşkanımız konuştuktan birkaç dakika sonra soykırımcı hükümetin Başbakanı Netanyahu ve üyeleri açıklama yapmayı adet haline getirdiler. Buradan anlıyoruz ki Cumhurbaşkanımızın konuşmalarını an be an izliyorlar. Birincisi Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var 'İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur' diyor. Bu dünyanın en büyük yalanıdır. Yeryüzünde Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı ordu olduğuna inanacak hiç kimse yoktur.
Siyonizm hastalığına kapılmamışsa o ordunun soykırımı karşısında o ordunun ahlaklı olduğuna inanacak bir tane Yahudi de yoktur. Bu soykırım, İran'a yapılan saldırı, Lübnan'daki katliamlar dünyanın en ahlaksız, vicdansız eylemleridir. Zaten ilk cümlede 'ahlaklı ordu' diye İsrail ordusunu nitelemesiyle açıklamasının değersizliği, niteliksizliği, her türlü ahlaki değerden yoksun olduğu net şekilde görülüyor.
İkincisi Türkiye'yi Kürtlere soykırımı yapmakla suçluyor. Bunun acısı var. İran'a saldırdıklarında İran ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için lejyoner olarak kullanmaya çalmıştılar. Kürt kardeşlerimiz tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Bunu baz en Araplarla ilgili Dürzi, Nusayri, Alevi, Şii kardeşlerimizle ilgili yapıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına kimse inanmıyor.
"İÇİŞLERİ BAKANIMIZ KUDÜS SEVGİSİNİ İFADE ETTİ"
İçişleri Bakanımızın yaptığı açıklamayla ilgili olarak onların bazı bakanlarının söyledikleri var. İçişleri Bakanımızın açıklamasını yayılmacılık ve işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar. Bununla ilgisi yok. İçişleri Bakanımız her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Burada bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş, Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadelerle ortaya koymuştur. İşgal, fetih, yayılmacılıktan bahsedeceksek Netanyahu hükümetinin sürekli olarak arzı mevudla gündeme gelen konulardır. David koridoru, arzı mevud ve Tevrat'ı istismar ederek bir sürü dini kavramı bununla kullanmaya çalıştılar. Başka ülkelerin toprağına göz dikme Netanyahu hükümetiyle özdeştir.
"BAŞKENTİ DOĞU KUDÜS OLAN BİR FİLİSTİN'İ SAVUNUYORUZ"
Batı Şeria'da Gazze'de yaptıklarını yapmaya çalışıyorlar. Filistin topraklarını gasp ediyor. Lübnan'ı işgal etti. Sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamı çıkarmak son derece akıl dışıdır.
"ESAS OLAN İSRAİL'İN DURDURULMASINA DÖNÜK ADIM ATILMASIDIR"
Burada da görüşümüz açıktır. Biz 1967 BM kararları çerçevesinde birleşik ve entegre, bağımsız başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini savunuyoruz. Bu görüşümüz BM parametreleri ve uluslararası hukukla uygundur. Netanyahu hükümetinin bu soykırımcı bakanlarının kullandığı dille bazı içerideki muhalefet odaklarının aynı frekanstan konuyu ele almasıdır. Bu son derece üzüntü vericidir.
Tam bir politika değişikliğinden bahsedemeyiz. Birtakım haberler çıktı. Uluslararası düzeyde, Netanyahu'nun sürekli savaş peşinde koşmasının ABD'yi zor duruma soktuğunu, Senato'daki bazı üyeler ifade ediyorlar. İran'la yürüten barış müzakereleri, ateşkesin kalıcı hale gelmesi için yürütülen ABD yetkililerin İsrail istihbaratınca dinlendiğine dair haberler çıktı. En son Başkan Trump, Netanyahu'ya uyarıda bulundu. Günün sonunda şudur; kendi haline bırakıldığı takdirde bu katliamcı şebeke hiç durmayacaktır. Bunlar yarın bir gün dönüp, AB'de de herkesi hedef alacaktır. Bunların aparatların sadece camileri değil Hristiyan din adamlarını nasıl hedef aldığını görüyoruz. Doğru sesler yükseliyor henüz politika değişikliğine tekabül etmiyor. Burada esas olan İsrail'in durdurulmasına dönük adım atılmasıdır. Bazı emareler var ama politika değişikliği tanımının içine girecek düzeye gelmemiştir.
"FİZİKİ SALDIRILAR BİR TEK CHP'NİN MİTİNGLERİNDE MEYDANA GELİYOR"
Şundan dolayı çok üzgünüm. Özellikle saldırıya uğrayan arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Her zaman hepsinin yanında olduğunu ifade ediyoruz. Herhangi yerde, mitingde, o kanalın, yayın organının yayın politikasını beğenmeyen birinin saldırıyı yapması gibi, İsrail'in katliamcı siyasetine dair gerçekleri dünyaya ulaştırmak isteyenlere dönük de saldırı oluyor. Türkiye'deki konuya gelince kendi aramızda değerlendiriyoruz. Burada bardak taşmıştır. Protesto olabilir, yayını engelleme, yayını yapan kişiye fiziki saldırıda bulunma. Yakın zamanda bunu bir CHP milletvekili gerçekleştirdi. Bunun bir müeyyidesinin olması lazım. Basın mensuplarına yayın faaliyetine laf atanlar oluyor; ama fiziki saldırılar bir tek CHP'nin mitinglerinde, toplantılarında meydana geliyor. Bunu kapsamlı bir şekilde değerlendireceğiz. Bu öncelikle ahlaki bir sorundur. Esasında Özgür Özel'in ekibine ait milletvekiline parti hukukunun yapılması gerekirdi. Yapılmaması teşvik edilmesi anlamına geliyor. Daha güçlü duruş sergileyeceğimizden hiç şüpheniz olmasın.
CHP'DE MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI
Şimdi bazen insan mesela konuya şaşırmam diyor ama günün sonunda şaşırılacak bir şey çıkıyor. Bu bahsedilen şekilde olay gerçekleşmedi. Bunun nasıl bir milletvekili tarafından uydurulduğu, gazeteciler tarafından çift taraflı teyit yapılmadan yazılmadığı olayıdır. Biz uçağa binmek üzere otobüse binmiştik. Milletvekili arkadaşlarımız vardı otobüste. Bize bir milletvekili geç kalmış, bekleyebilir miyiz dendi. Bahsettiğiniz CHP milletvekili (Ali Mahir Başarır) geldi. Geç k almasıyla ilgili siyasi cümle kurdu. Otobüsün içerisinde milletvekili arkadaşlarımızla karşılıklı selam verildi ve uçağa binildi. Biz eski AB bakanımız Volkan Bozkır'la yan yana oturdum. Bahsettiğiniz milletvekilinin arkada nerede oturduğunu bilmiyorum. Otobüsteki süre zaten kısıtlı bir süre. Mutlak butlanla ilgili bir şey konuşmadı. Uçakta iki eski AB bakanı olarak sohbet ettik. Bahsettiğiniz CHP milletvekili nereye gitti onu da bilmiyorum. Yok efendim mutlak butlan konuşmuşuz, başını öne eğerek gitmişim falan filan. Başını öne eğmesi gereken ahlak dışı nitelemelere muhatap bırakanlardır. Beni şaşırtan şu oldu, otobüsten uçağa giderken karşılıklı selamlaşıyorsunuz. Hal hatır soruluyor. Hiçbir temas yok, siyasi konuşma yok, uçakta yan yana oturmuşluğumuz yok. Bu şahıs böylesine bir senaryo kuruyor. Hiç şaşırmadım ama üzüntü verici bir şey bu. Daha önce de aynı kişiyle ilgili benzer olaylar oldu. Halbuki siyasette rekabeti sürdürecek bir sürü alan var. Hayali şeylere gerek yok. Bu bir siyasi seviyenin düşmesinin bir örneği. Yalanlamaya bile ihtiyaç görmedim. Her tarafından belli zaten yalan olduğu. CHP ile ilgili gelişme ortada. Herhangi bir gündemimiz yok bununla ilgili. Bu CHP'nin kendi meselesi AK Parti'nin vakit ayıracağı bir mesele değil. Hele MYK gibi üst düzey parti organlarında buna ayıracak bir durumumuz yoktur.
"BUGÜN HEPİMİZ MİLLİ TAKIMIZ, BÜYÜK BAŞARILAR DİLİYORUZ"
Milli takımımızın hepsine sevgi ve selamlarımızı iletiyoruz. Her gün onları konuşuyoruz. Keşke yanlarında olabilsek. Kendileri için hazırladığımız şarkı şu anda yayınlanmaya başlamıştır. O şarkı vesilesiyle kendilerine selam gönderiyoruz. Bugün hepimiz milli takımız. Büyük başarılar diliyoruz. An be an takip edeceğiz. Orada bulunan arkadaşlarımız da var. Gelişmeleri takip ediyoruz. 26-27-28 Haziran'da kampımız maç tarihine denk geliyor. Artık kamp bittikten sonra akşam saatine mi denk gelir, gece yarısına mı denk gelir, ne olursa olsun en önemli gündemlerin başında milli takımın maçı olacak."
