Yaz sezonunun açılması ve ünlülerin plajlara inmesiyle birlikte objektiflere yansıyan görüntüler, dikkatleri yeniden karın kası (six-pack) estetiğine çevirdi. Ameliyat masasında oluşturulan bu kaslar sosyal medyada sıkça "tele yaslanıp izi çıkmış gibi" yorumlarına neden olurken; Mustafa Sandal, Oğuzhan Koç ve Engin Öztürk gibi ünlü isimler de doğal görünmeyen kasları nedeniyle eleştiri oklarının hedefi oldu. Adeta bir plaj modasına dönüşen karın kası ameliyatı furyasını, bu yöntemin ne kadar sürdürülebilir ve sağlıklı olduğunu uzmanlara sorduk.
"TERCİHİMİZ FAKE KAS YAPMAK DEĞİL"
Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Şükrü Yazar, "Kişinin karnında fazla yağlanmanın olmadığı, cildin sarkmadığı, karın kaslarının sporla elde edildiği görüntü doğal bir görüntüdür; ama bazı insanlar spor yapmadan ya da bu işe fazla zaman ayırmadan plastik cerrahların yaptığı ameliyatlarla karın kaslarına kavuşabiliyorlar" dedi.
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Selahattin Özmen ise, "Çok zayıf bir insanda veya gazı, şişkinliği olmayan kişilerde bu işlem güzel durabilir. Ancak bu kişi yıllar içinde kilo alırsa, karnında şişkinlik olursa kas gibi şekillendirilen yağlar çok komik durur. Şişman bir karında kas şekli verilmiş yağlar görünür. Temel tercihimiz fake (sahte) kas yapmak değil; spor yapan bir kişinin karın bölgesindeki kalın yağ dokusunu inceltmek ve doğal kasını görünür hale getirmektir. Fake yapılan her şey komik bir şekilde geri gelecektir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Şükrü YazarYAĞ ALINARAK KASLAR BELİRGİNLEŞTİRİLİYOR
Karın kası yapmada en sık kullanılan yöntem high defination liposuction. Bu teknikte kasların daha iyi görünmesi için anatomik yapılarda belli bölgelerin yağları daha fazla alınarak, kasların daha belirgin görünmesi sağlanıyor.
Sık tercih edilen bir diğer yöntem ise yağ enjeksiyonları. Prof. Dr. Yazar, "Hem kasların kontürlerini belli etmek için belli bölgelerden liposuction ile yağ alıyoruz. Hem de aynı seansta kasların olduğu yerlere kişinin kendi yağını enjekte ederek kasların volümünü artırıyoruz. Genellikle bu yöntemleri kombine ediyoruz. Herhangi bir sentetik dolgu maddesini asla önermiyoruz" dedi.
Prof. Dr. Yazar'a göre, bu sonuçlar kişiyi geçici bir süre memnuniyet ediyor; çünkü kişi biraz kilo almaya başladığında, cildinde sarkmalar olduğunda o zaman doğal olmayan görüntüler ortaya çıkabiliyor, ciltte yapışıklıklar meydana gelebiliyor.
Prof. Dr. Selahattin Özmen, "Yapışıklık olduğunda yeniden bu alanları boşaltmak için daha zor bir ameliyat gerekir" dedi.
DAHA İYİ BİR GÖRÜNTÜ İÇİN CİLT DE SIKILAŞTIRILIYOR
Cilde yönelik işlemler de yapıldığını aktaran Prof. Dr. Yazar, "Bazen cilt gevşek olabiliyor. Bu durumda radyofrekanslar, birtakım sıkılaştırıcı lazer uygulamalar yapılarak kişinin cildi sıkılaştırılabiliyor ve böylece kasların daha iyi görünmesi sağlanabiliyor. Ancak bunların hepsi yapay işlem. Yani kişinin kendi doğasında, anatomisinde olmayan şeyleri biz dışarıdan yaratıyoruz" ifadelerini kullandı.
KARIN KASLARI NEDEN DOĞAL DURMUYOR?
Bu yöntemlerle iyi sonuçlar elde edilse de o sağlıklı görüntünün korunabilmesi için spor yapmak gerekiyor. Prof. Dr. Yazar, "Bu işlemden sonra kişi spor yapmaz, cildinde sarkma olursa ya da kilo alıp verirse denge bozulabiliyor. O zaman da doğal olmayan bir karın yapısı görüntüsü karşımıza çıkıyor" diye konuştu.
Karın kaslarının doğal görünebilmesi için vücutta oran da çok önemli. Örneğin, mükemmel karın kaslarının yanında çelimsiz duran kollar doğal görüntüyü bozuyor. Prof. Dr. Yazar'a göre bir bölgeyi düzeltirken çevresindeki yapılar da dikkate alınmazsa ve onlara yönelik işlemler yapılmazsa o zaman doğallık bozuluyor.
Prof. Dr. Selahattin ÖzmenKADINLAR FİT, ERKEKLER KASLI GÖRÜNMEK İSTİYOR
Prof. Dr. Şükrü Yazar ise "Kadınlar daha atletik, fit bir görüntü elde etmek isterken; erkekler daha kaslı görünmek istiyorlar. Erkeklerde yanlardaki oblik kasları ve göğüs kenarındaki serratus kasları da belirginleştirilebiliyor" dedi.
Kadınlar erkeklere göre karın kası ameliyatından daha olumlu sonuçlar alıyor. Prof. Dr. Özmen'e göre erkeklerde karın içi yağlanma daha yaygınken; kadınlarda karın dışı yağlanma daha fazla. Bu da karın içi yağlara müdahaleyi zorlaştırıyor. Ameliyat sonrası elde edilen görüntü kadınlarda daha doğal olurken, erkeklerde bazen istenilen sonuçlar alınamayabiliyor.
30 yaş üzeri kadınlarda bu işlemi yaparken dikkat etmek gerektiğini söyleyen Özmen, "Yağ çok boşaltılırsa o zaman da sarkmalar başlar. Bu kez karın germe ya da sıkılaştırma yapmak gerekebilir. Her hasta ayrı değerlendirilmelidir" dedi.
Prof. Dr. Yazar, çoğunlukla genç yaş gruplarının karın kası estetiğine yöneldiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "25-30 yaşından sonra başlıyor. 40-45 yaşında tercih eden de var. Kişinin yaşam tarzı da önemli. Kendisine bakan 55-60'ında olan kişiler de yaptırabiliyor. Ancak genç yaş grubu daha fazla talep ediyor."
3 HAFTA KORSE TAKMAK GEREKEBİLİYOR
Karın kası ameliyatı sonrası hasta genelde bir gece hastanede kalıyor. Yaklaşık 4-5 gün sonra da çalışmaya başlayabiliyor. 3 hafta boyunca karın kaslarının şeklini korumaya yönelik özel köpüklü korseler giyiyiyor. 2.-3. haftadan sonra tempolu yürüyüş ve koşu gibi sporlar; 1.5, 2 ay sonra da pilates ve yoga gibi daha yoğun sporlar öneriliyor.
KARIN KASI ESTETİĞİ SON DAKİKA İŞLEMİ DEĞİL
Bu tür işlemleri son dakikada yaptırmak isteyenlerin sorun oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Yazar, "Örneğin temmuzda tatile gidecek bir kişi haziran ayında gelip ameliyat olmak istiyor. Bu tür işlemler 2-3 ay önceden yapılmalı. Bunun mümkün olmadığını söylüyoruz. Öteki türlü vücut tam oturmuyor, ödemler çözülmüyor. Dolayısıyla istenilen görüntüye kavuşulamıyor. Böyle bir işlem için insanlar ocak-şubat ayında bu ameliyatları tercih etmeli" dedi.
KARIN KASI AMELİYATI ÖNCESİNDE BUNLAR BİLİNMELİ
Prof. Dr. Yazar, bu tür işlemleri yaptırmak isteyenlere de tavsiyelerde bulundu:
1- Kişiler öncelikle bu işlemi plastik cerrahların yaptığını bilmeli.
2- İşlemi yaptırmadan önce cerrahı iyice araştırmalı. Bu bilgileri bulamıyorlarsa derneğimizin sitesinden bilgi alabilirler.
3- İşlem iyi bir hastane ortamında yapılmalı. Hastane ortamında, anestezi koşullarında, daha öncesinde kan tahlillerinin yapıldığı, anestezi doktoru tarafından muayene ve kontrolün yapıldığı ortamlarda ameliyat yapılmalı.
4- Yoğun bakımı olan bir hastane tercih edilmeli. Bazen beklenmedik anda sorunlar çıkabilir, komplikasyonlar oluşabilir. Bu durumlara müdahale edilebilecek koşulların sağlanmış olması gerekir.
5- Hastalar vücutlarını tanımalı. Hasta beklentileri bazen çok uç noktalarda olabiliyor. Hasta, hekimini mutlaka dinlemeli. İşlemden memnun kalmayıp başka bir yere gitmemeli.
İNTERNETTE GÖRDÜĞÜNÜZ HER FOTOĞRAFA İNANMAYIN
Prof. Dr. Özmen, internette kliniklerin paylaştığı karın kası estetiği sonrası her fotoğrafa inanılmaması gerektiğinin altını çizerek, "Bu abartılı fotoğraflarda photoshop yoksa bile mutlaka ışık oyunu vardır" diye konuştu.
Sosyal medyanın işleri çığırından çıkardığını kaydeden Özmen, "12-13 yaşındaki çocuklar burun ameliyatı, meme estetiği soruyorlar. Sosyal medya toplumu dejenere etti. Sosyal medyada insanlar güzel görünüyor ama ışık oyunları yapıyor, karnını içine çekiyor, mutlu gibi görünüyor. Bu da insanları olumsuz etkiliyor. Yaptığımız tüm işlemlerin kendilerine ait komplikasyonları olabileceğini akılda tutmak lazım. Estetik ameliyatlar da diğer ameliyatlardaki riskleri barındırır" dedi.
