Rekorlarla geçen yılların ardından araç satışlarındaki düşüş sürüyor.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, 2026'nın ilk sekiz ayında otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 daralarak 719 bin 996 adet oldu.

Bu dönemde otomobil pazarı yüzde 13,8 gerilerken, hafif ticari araç pazarındaki daralma yüzde 4,4'te kaldı.

Ağustos ayında ise toplam pazar yüzde 20, otomobil satışları yüzde 25 düştü.

Satışlardaki gerilemenin nedenlerini ODMD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Tiftik'e sorduk.

REKLAM

Habertürk'e özel değerlendirmelerde bulunan Tiftik, yılın ilk sekiz ayında ortaya çıkan tablonun, geçen yılki yüksek satışların ardından pazarın normalleşme süreciyle uyumlu olduğunu belirtti.

Tiftik, “Yalnızca yıllık değişime bakarak pazarın zayıf olduğunu söylemek de doğru olmaz. Ağustos ayında 81 bin adetlik bir satış gerçekleşti ve bu rakam beş yıllık Ağustos ayı ortalamasının yüzde 4,4, on yıllık ortalamanın ise yüzde 23,9 üzerinde” dedi.

Tüketicinin otomobile yönelik ihtiyacının ve talebinin devam ettiğini belirten Tiftik, finansman koşulları, araç fiyatları, vergilendirme yapısı ve genel ekonomik koşulların satın alma kararlarında birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

REKLAM

Yılın başında pazarın normalleşme sürecinde olacağını öngördüklerini de aktaran Hakan Tiftik, “İlk sekiz ayda gördüğümüz tablo da genel olarak bu çerçevede ilerliyor. Önümüzdeki dönemde özellikle finansman koşulları ve tüketici güvenindeki gelişmeler pazarın yönü açısından da belirleyici olacak” ifadelerini kullandı.

“DÖNÜŞÜM DAHA DENGELİ BİR YAPIYA İLERLİYOR”

Elektrikli araçların pazar payının yüzde 18.8 seviyesinde korunduğuna da değinen ODMD Başkanı Tiftik, “Bu tablo, Türkiye’deki dönüşümün devam ettiğini ancak bu dönüşümün artık daha dengeli ve farklı teknolojilerin birlikte geliştiği bir yapıya doğru ilerlediğini gösteriyor” dedi.

REKLAM

Hibrit araçların toplam otomobil pazarındaki payının da yüzde 33.1’e ulaştığını vurgulayan Hakan Tiftik, “Özellikle mild hibrit araçlarda yüzde 38’lik bir artış görüyoruz. Bu tablo, tüketicinin daha verimli ve düşük emisyonlu teknolojilere ilgisinin arttığını, ancak bu dönüşümün tek bir teknoloji üzerinden değil, farklı alternatifler üzerinden gerçekleştiğini gösteriyor. Bu nedenle Türkiye’de otomotivdeki dönüşümü yalnızca elektrikli araçların payıyla ölçmemek gerekiyor. Elektrikli, hibrit ve diğer yeni nesil teknolojilerin tamamını birlikte değerlendirdiğimizde dönüşümün güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

REKLAM

FİNANSMAN VE VERGİ SiSTEMİ İÇİN ÖNERİ

ODMD Başkanı Hakan Tiftik, finansman koşullarının tüketicilerin satın alma kararlarında önemli bir rol oynadığını belirterek, kredi imkanlarının araç fiyatlarındaki değişimle birlikte dönemsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Tiftik, “Araç fiyatlarındaki değişimle birlikte kredi imkanlarının da dönemsel olarak değerlendirilmesinin, tüketicinin finansmana erişimi açısından faydalı olacağına inanıyoruz. Burada elbette finansal istikrar ve makroekonomik dengelerin gözetilmesinin öneminin farkındayız. Bizim beklentimiz, kredi koşullarının ekonomik koşullar ile otomotiv pazarındaki gelişmeler doğrultusunda, ilgili kurumlarımızın değerlendirmeleri çerçevesinde ele alınması ve mümkün olduğunca öngörülebilir bir yapının korunması. Türkiye’nin yaşlanan araç parkının yenilenmesi açısından da tüketicinin finansmana erişiminin ve satın alma gücünün korunması önemli” dedi.

REKLAM

ÖTV konusunda da benzer bir yaklaşım ortaya koyan Tiftik, vergilendirme sisteminin ekonomik koşullar ve otomotiv sektöründeki değişimler dikkate alınarak güncel tutulması gerektiğini belirtti.

Tiftik, “Vergilendirme sisteminin, ekonomik koşullardaki ve otomotiv sektöründeki değişimleri dikkate alan, zaman içinde güncelliğini koruyan bir yapıda olması önemli. Kur, enflasyon, üretim maliyetleri ve finansman koşulları gibi unsurların nihai fiyatlama üzerinde birlikte etkili olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde fiyatlama, vergilendirme ve finansman koşullarının birbirini tamamlayan unsurlar olarak değerlendirilmesinin hem sektörün sağlıklı gelişimi hem de tüketicinin otomobile erişimi açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyoruz. Burada temel yaklaşımımız, sektörün ihtiyaçları ile ekonomik dengelerin birlikte gözetildiği, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yapı oluşturulması yönünde” görüşlerini paylaştı.

REKLAM

“PAZAR SAĞLIKLI BİR YAPIDA GELİŞSİN”

Yılın kalan dört ayında özellikle kampanyaların, yeni model girişlerinin, finansman koşullarının ve tüketici talebinin belirleyici olacağını kaydeden Tiftik, 2026'nın bir önceki yıla kıyasla daha düşük bir toplam pazarla tamamlanmasını beklediklerini söyledi.

Tiftik, “2027’ye girerken bizim açımızdan önemli olan, otomotiv pazarının sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıda gelişmeye devam etmesi. Tüketicinin otomobile erişiminin desteklendiği, teknolojik dönüşümün ve yeni yatırımların önünün açık olduğu, sektörün öngörülebilir bir ortamda büyüyebildiği bir yapının hepimiz açısından olumlu sonuçlar sunacağına inanıyoruz” diye konuştu.