Ankara'da gerçekleşen tarihi NATO Zirvesinde Çekya'yı temsilen hem Cumhurbaşkanı Petr Pavel hem Başbakan Andrej Babis'in gelmesi dikkat çekti. Ülke içinde yaşanan siyasi gerilim dün akşam Ankara'da gerçekleşen fotoğraf çekimininde de kendini gösterdi, iki isim ayrı uçlarda yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, resepsiyona katılan Çekya Başbakanı Andrej Babis ile eşi Monika Babisova'yı karşıladı.

Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel ile Başbakan Andrej Babis arasında NATO Zirvesine katılım konusunda yetki anlaşmazlığı yaşandı.

Krizin başlangıç noktası ise Babis'in zirve öncesinde yaptığı açıklama oldu. Babis, Ankara'daki zirvede ülkesini kendisinin temsil edeceğini ve gidecek heyette Cumhurbaşkanı Pavel'in bulunmayacağını söyledi.

Bu açıklamanın üzerinde Cumhurbaşkanı Pavel yargı yoluna başvurdu. Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar Pavel'in zirveye katılmasının önünü açtı.

REKLAM

AYRI UÇAKLA GELDİLER

Prag'da başlayan gerilim Ankara'da dikkat çeken anlara sahne oldu. Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel ile Başbakan Andrej Babis, dün başlayan zirveye ayrı devlet uçaklarıyla geldi. Çekya, zirvede iki lider tarafından temsil edilen tek NATO ülkesi oldu.

İkilinin gerilimi fotoğraf çekimine de yansıdı. Pavel ve Babis, dün akşam gerçekleşen fotoğraf çekiminde ayrı uçlarda poz verdi.

GERİLİMİN SEBEBİ NE?

Çekya basınında yer alan haberlere göre, cumhurbaşkanı ile hükümet arasındaki anlaşmazlığın temelinde hem kişisel-siyasi rekabet hem de dış ve güvenlik politikalarına ilişkin görüş ayrılıkları bulunuyor. Babis, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerini Pavel'e karşı kaybetmişti.

İki taraf arasındaki temel anlaşmazlık başlıklarından biri savunma harcamaları. Çekya'nın 2026 yılında NATO'nun gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2'si seviyesindeki savunma harcaması hedefinin altında kalması, bu seviyeye ise ancak 2027'den itibaren ulaşmayı planlaması bekleniyor.

Bunun yanında Ukrayna'ya destek konusunda da farklı yaklaşımlar öne çıkıyor. Pavel, transatlantik bağlılığın güçlendirilmesi ve Kiev'e desteğin sürdürülmesini daha güçlü biçimde savunurken, Babis hükümeti mali kısıtları öne çıkararak daha temkinli bir politika izliyor.

Pavel, hükümetin tutumunu cumhurbaşkanının anayasal yetkilerine yönelik benzeri görülmemiş bir müdahale olarak nitelendirirken, üst düzey etkinliklere katılımın paylaşılması gibi uzlaşma önerileri sundu. Babis ise Anayasa Mahkemesi'nin ara kararının ardından hükümetin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek yeni görüşme tekliflerinin bir kısmını geri çevirdi.