Kadir İnanır, sinemada canlandırdığı dik duruşlu, gözü pek ve metanetli karakterlerin ruhunu gerçek hayatına da taşımış bir insandı.
Kadir İnanır'ın dün 77 yaşında aramızdan ayrılışı, sadece beyazperde üzerinde bıraktığı derin izleri değil, kameraların arkasında yaşanmış gerçek bir kahramanlık hikâyesini de yeniden hafızalara getirdi. İnanır'ın bu "Gerçek hayattaki kahramanlık" vasfını en çarpıcı şekilde ortaya koyan olay, tam 42 yıl önce, henüz kariyerinin çok başında olan Hülya Avşar'ın hayatını mutlak bir ölümden kurtarmasıydı.
Yıl 1984...
Kariyerinin zirvesindeki Kadir İnanır 35, sinemaya henüz iki yıl önce adım atmış olan gencecik Hülya Avşar ise 21 yaşındaydı. İkili, usta yönetmen Osman F. Seden'in yönettiği 'Yabancı' filminin çekimleri için kamera karşısındaydı.
Senaryoya göre; Kadir İnanır'ın canlandırdığı 'İmrahorlu Kadir' ile Hülya Avşar’ın hayat verdiği 'Hülya', yeni evlendikleri nikâh dairesinden el ele, büyük bir mutlulukla çıkıp yeni hayatlarına koşacaklardı. Ancak bu mutluluk sahnesi, 'İmrahorlu Kadir'in pusu kuran hasımların kurşunlarıyla trajik bir sonla bitecekti.
Senaryo gereği 'Hülya' vurulacak, gelinliği kanlar içinde kalacaktı. Osman F. Seden'in; "Kamera" demesiyle çekim başladı. Birkaç saniye sonra korkunç bir hata, kurguyu gerçeğe dönüştürdü. Vurulma efektini yaratmak için Hülya Avşar'ın gelinliğinin altına yerleştirilen uzaktan kumandalı fünyeden sorumlu set görevlisi, barut miktarını ayarlayamamıştı. Olması gerekenden çok daha fazla koyulan barut, boya torbasıyla birlikte Avşar'ın karnını yardı.
Fünyenin patlama anı...Kimse gerçekte ne olduğunu o anda anlamadı. Çünkü Hülya Avşar, senaryo gereği yere zaten düşecekti. Osman F. Seden'in; "Kamera stop" demesiye Kadir İnanır, Avşar'ı elinden tutup kaldırmak için eğildiğinde dehşet verici bir manzarayla karşılaştı. Hülya Avşar'ın karnı yarılmış ve bağırsaklarının bir kısmı dışarı çıkmıştı. Sette büyük bir panik yaşanırken İnanır, metanetini korudu.
HASTANEYE YETİŞTİRDİ
Kadir İnanır, bağırsakların dışarıda uzun süre kalmasının organ ölümü riskini bir hayli artıracağını biliyordu. Hiç tereddüt etmeden elleriyle bağırsakların dışarı çıkan kısmını içeri sokup, yaraya tampon yaptı. Ardından da bilincini kaybetmek üzere olan Hülya Avşar'ı en yakın hastaneye yetiştirdi.
Hülya Avşar, ağır bir ameliyat geçirirken yaşam savaşı verdi. Avşar'ın hayati tehlikeyi atlatmasının ardından doktorları, net bir gerçeğin altını çizdi; "Eğer Kadir İnanır, o an bağırsaklarını içeriye sokmasaydı Avşar, hayatını kaybetmiş olacaktı.
Hülya Avşar, ölümün kıyısından döndüğü o kazadan yıllar sonra, karnında kalan derin dikiş izlerini sanatsal bir dövmeyle kapattı. Ancak o izlerin altındaki minnet duygusu hiçbir zaman silinmedi.
