İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal 17 Haziran'da İstanbul'un Maltepe ilçesindeki evinin çevresinde zorla bir araca bindirilerek kaçırılmış, olayın ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada 12 kişi gözaltına alınmıştı. Şüpheliler adliyeye sevk edilirken olayla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı.
İHA'da yer alan habere göre olayda kullanılan aracın plakasının kopyalandığı öne sürülen soruşturmada, Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın rehin alınması ile irtibatı olduğu iddia edilen 12 kişi emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi.
KİLOLARCA ALTIN İSTENDİ İDDİASI
Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin çalışmalarını sürdürürken olayla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Karaal'ı kaçıran kişilerin talimatı yurt dışından aldığı, yolsuzluk davasında gündeme gelen 500 kilogram külçe altının Karaal tarafından saklandığını düşündükleri ve Karaal'ı bu nedenle kaçırdıkları iddia edildi. Ayrıca, kurtarıldığı günden bu yana hastanede tedavisi devam eden Karaal'ın "Beni kaçıranları daha önce bir yerde görmedim, hiçbiri ile karşılaşmadım ve herhangi bir tehdit almadım. Takip edildiğimi de düşünmüyorum" dediği öğrenildi. Öte yandan, şüphelilerin Karaal'den önce 300 kilogram ardından da 500 kilogram altın istediği öne sürüldü.
"BANA KARAAL'I ÖLDÜRMEMİ SÖYLEDİLER"
Olayda ön planda oldukları iddia edilen 4 kişiyi yakalama çalışmaları devam ederken, Karaal'ın kurtarıldığı anda yanında bulunan silahlı şüpheli İsmail A.'nın ifadesi ortaya çıktı. Gözaltındaki şüpheli ifadesinde, "Balıkesir'den İstanbul'a geldim. Beni burada bir bungalovda misafir ettiler. Sonrasında hücre evine götürüp orada da misafir ettiler. Olayın olduğu gün bir korsan taksiyle depoya geldim. Bana Karaal'ı öldürmemi söylediler" diye konuştuğu öğrenildi. Gözaltındaki kadınlardan birinin, Karaal'i kaçıran bir şüphelinin sevgilisi olduğu ve olayda kullanılan araçlardan birinin sahibi olduğu iddia edildi. Diğer kadının ise Karaal'i kaçıran kişilere lojistik destek sağladığı öne sürüldü.
KARAAL TEK TEK ANLATTI
Habertürk'ten Ceylan Sever'in haberine göre, evinin önünden kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür yardımcısı Erhan Karaal, 4 sayfa ifade verdi. İfadesinde kimseyle husumetinin olmadığını, İBB soruşturmaları komisyon üyeliği yaptığı için 11 dosyadan tutuksuz yargılandığını söyledi.
KAÇIRANLAR “VATAN EMNİYETTEN GELİYORUZ” DEMİŞ
Karaal ifadesinde olay günü Silivri’deki İBB davasına gittiğini anlatarak, “Duruşma sonrasında ikametime geri döndüm, evde bir süre zaman geçirdikten sonra 1 üst sokağımda bulunan kayınvalidemin evine gittim bu süre zarfında hiç takip edildiğimi hissetmedim ve evime geri döndüğümde ikametimin önünde bir şahıs önümü kesti ve arkamdan da birkaç kişi geldi. Bu kişiler bana polis olduklarını ve beni Vatan emniyete götüreceklerini söyleyerek zorla araç içerisine soktular” dedi.
“SÜREKLİ ARAÇ DEĞİŞTİRİP POLİSİN TAKİBİNDEN KAÇTILAR”
O an hangi araca bindiğimi göremedim diyen Karaal, “Araç içerisinde kafamı bacaklarımın arasına kadar bastırdılar. Beni bir süre götürdükten sonra aracın yanına sıfıra sıfır bir araç yanaştırıp beni o araca taşıdılar. Aracın içi kahverengi renkteydi. Yanlış hatırlamıyorsam araç BMW veya Mercedes marka bir araçtı. Beni bir süre bu araçta gezdirdiler. Bu sürede sürekli kürtçe konuşuyorlardı. Bir süre gezdirdikten sonra yine bir aracı sıfıra sıfır yanaştırarak beni o araca taşıdılar. O aracın marka modelini bilmiyorum. Beni böyle böyle birçok araç değiştirttiler. 3. veya 4. Araçta yine kürtçe konuşuyorlardı. Sonra Türkçe olarak Araç şoförüne nereli olduklarını sordular. Araç şoförü Iraklı olduğunu söyledi. Iraklı olduğunu söyleyen şahıs Esentepe sanayi bölgesi bizim oraya gidelim sıkıntı olmaz bizim oralar gibi bir cümle kurdu. Bu cümleyi diğer araca taşımak amacıyla söylediğini anladım” ifadelerini kullandı.
“İMAMOĞLU VE TAŞKIN’IN ESKİ KASASI DİYEREK PARA İSTEYİP DÖVDÜLER”
Bütün araçlarda kafam bacaklarımın arasında olduğu için yüzlerini göremedim ve beni hiç konuşturmuyorlardı diyen Karaal, “Aynı zamanda kafam sürekli bacaklarımın arasına bastırdıkları için yolları göremiyordum ancak iki kez Avrasya tünelinden geçtik. Ben geçtiğimizi teyibten gelen sesli anons sayesinde öğrendim. İlk avrupa yakasına geçtiğimizde aracı Iraklı şoför kullanıyordu. Orada beni sarnıç gibi bir yere götürdüler. Sarnıç gibi yere girdiğimde benim üzerimden gözlüğümü, cüzdanımı ve telefonumu aldılar. Burada 7-8 kişi vardı. Sarnıç içerisinde bana
sopalarla döverek, bana Serdal TAŞKIN isimli eski İBB müdürünün ve Ekrem İmamoğlu ‘nun kasası olduğumu söyleyerek ben 300 kilo altın talep ettiler. Ben Serdal Taşkın ‘ı İBB ‘de çalışmaya başlayınca tanıdım ve kendisiyle iş dışında herhangi bir bağım bulunmamaktadır. Bu durum ben öyle bir paranın bende olmadığını söylediğimde bana işkence ederek o parayı vereceksin dediler” şeklinde konuştu.
“ERZİNCAN’DA SAKLADIĞI 500 KİLO ALTINI VERECEKSİN”
Serdal Taşkın ‘ın Erzincan ‘da sakladığı 500 kilo altını vereceksin diyerek kendisini dövmeye devam ettiklerini söyleyen Karaal, “Ben bu sırada benim çocuklarım için biriktirdiğim 2-3 milyon param var onu size vereyim deyince o paramı biz sana 2 milyon verelim diyerek dövmeye devam ettiler. Orada kendi aralarında ‘Bilgisayar getirtelim ve parayı hesabımıza atsın’ dediler. Ancak sonradan bilgisayar getirmediler. Daha sonra oradan beni bir araca bindirerek Avrasya tünelinden geçirdiler. Beni lağım gibi bir yere götürdüler ve dövmeye devam ettiler. Orada gözlerimi ve ellerimi bağlayarak bir aracın bagajına koydular ve beni polislerin bulduğu yere götürdüler. Orada 3-4 kişi vardı. Sürekli başımda 2 kişi bekliyordu. Benim tırnaklarımı çekip sopa ve demirlerle beni dövmeye devam ettiler. Genelde suratlarını kapatıyorlardı ve kafamı bacaklarımın arasına bastıkları için hepsinin yüzünü görmedim. Ancak birkaçının yüzünü gördüm ve teşhis edebilirim” dedi.
KENDİSİNİ KAÇIRANLARI TEŞHİS ETTİ
Teşhis etmesi için 8 fotoğraf gösterilen Karaal 3’nün İBB çalışanı olduğunu belirterek kaçırılmasıyla bir ilgilerinin olup olmadığını bilmediğini söyledi. 1. Ve 2. Fotoğraftaki kişinin kendisini polis gibi tanıtıp zorla arabaya götüren 4 kişiden ikisi olduğunu, 3, 4 ve 5. Fotoğraftaki kişileri de alıkoyulduktan sonra kaçırma organizasyonunun içinde gördüğünü söyledi.
“BENİ ÖLDÜRECEKLERDİ, POLİS GELDİĞİ İÇİN YAPAMADILAR”
Yaklaşık 10 kişilik bir ekip olduğunu söyleyen Karaal, “Gözlerimi bağlamaları sebebiyle diğerlerinin yüzlerini göremedim. Ayrıca bu şahıslar telefonda farklı insanlarla da sürekli konuşuyorlardı. Kürtçe konuştukları için ne konuştuklarını anlamıyordum ancak benim durumumla alakalı konuştuklarını biliyorum. En son olarak beni öldürecekti ancak polisler geldiği için bu işi yapamadı.
Beni alıkoyan şahısların ne sebeple böyle bir işe kalkıştıklarını bilmiyorum. Yaşadığım kaçırılma olayında çoğu zaman benim kafamı bacaklarımın arasına sokmaları, o an yaşadığım korku-panik-baskı ve ortamın karanlık olması sebebiyle hatırlayamadığım şahıslar olabilir. Ben beni kaçıran, bu işe aracılık eden ve bu işten haberi olup adli makamlara bildirmeyen tüm şahıslardan, siz tarafından tespit edilen veya edilemeyen tüm şahıslardan davacı ve şikayetçiyim” dedi.
