Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti'nde, jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyrin sürdüğü belirtilerek, "Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir." ifadelerine yer verildi.
TCMB Para Politikası Kurulunun 10 Eylül'deki toplantısına ilişkin özet yayımlandı.
Özette, "Jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir." ifadelerine yer verildi.
Diğer taraftan, tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı yükseliş gözlendiği belirtilen özette, bu durumun enflasyon gelişmeleri ve beklentiler üzerinde yukarı yönlü bir başka risk unsuru olarak ortaya çıktığı bildirildi.
Özette, jeopolitik gelişmelerin etkisiyle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılı için olumsuz büyüme görünümünün sürdüğü kaydedildi.
Öte yandan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesiyle büyüme oranlarının toparlanmasının beklendiği belirtilen özette, şu ifadelere yer verildi:
"Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği, Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6, 2027 yılı için ise yüzde 2,5 artacağı tahmin edilmektedir."
"Küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskler sürmektedir"
Özette, emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklerin sürdüğü aktarıldı.
Merkez bankalarının söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate aldığı vurgulanan özette, şu değerlendirmelere yer verildi:
"Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Nino gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz küresel hava koşullarının neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır."
Özette, üretim yönünden değerlendirildiğinde, ikinci çeyrekte yıllık büyümeye inşaat dışındaki bütün kalemler pozitif katkı verirken büyümenin temel belirleyicisinin hizmetler sektörü olduğu belirtildi.
Tarım katma değerinin ilk çeyrekteki yıllık büyümesinin ardından ikinci çeyrekte kuvvetli artış kaydettiği bildirilen özette, yıllık bazda, ilk çeyrekte gerileyen sanayi katma değerinin ikinci çeyrekte arttığı kaydedildi.
Nihai yurt içi talep yıllık büyümenin sürükleyicisi olmaya devam ediyor
Özette, harcama yöntemiyle incelendiğinde, nihai yurt içi talebin yıllık büyümenin sürükleyicisi olmaya devam ettiğinin görüldüğü belirtildi.
Özel tüketim ve toplam yatırımların yıllık büyümeye pozitif katkısının bir önceki çeyreğe kıyasla bir miktar gerilediği ifade edilen özette, çeyreklik bazda ise özel tüketim harcamalarındaki azalışın ikinci çeyrekte büyüyerek tüketimde belirgin yavaşlamaya işaret ettiği aktarıldı.
Özette, bu dönemde toplam yatırımların ise çeyreklik bazda değişmediği belirtildi.
Mal ve hizmetlerin ihracatı artarken ithalatın gerilediği, net ihracatın çeyreklik büyümeye pozitif katkı sağladığı vurgulanan özette, ikinci çeyreğe ait verilerin iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiğine işaret ettiği ifade edildi.
Özette, şunlar kaydedildi:
“Yakın dönemde gerçekleşen jeopolitik gelişmelerin cari açık üzerindeki etkilerinin, büyük ölçüde enerji fiyatlarındaki gelişmelerin seyrine bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir. Mevsimsellikten arındırılmış tüketim malı ithalatı yılın ikinci çeyreğinde geriledikten sonra temmuz–ağustos aylarında bir miktar yükselmiştir. Ağustos ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri ile eylül ayı için yüksek frekanslı öncü veriler beraber değerlendirildiğinde, üç aylık ortalama eğilimler, ihracatta ve ithalatta azalışla birlikte, dış ticaret açığında yılın ikinci çeyreğine kıyasla gerilemeye işaret etmektedir.”
