Son zamanlarda dijital mecralarda kitap özetlerini dinlemek, günlük rutinimin vazgeçilmezi olmuştu. Kendi adıma dünya klasiklerinin özetlerini dinlemek hem hatırlatma, hem de sayfalarını çevirdiğim erken yaşlarıma bir selam verme adına beni ziyadesiyle mutlu ediyordu.
Sefiller (Temsili fotoğraf)Ta ki 2005'te yazdığım 'Mavi Kelebeğin Savaş Dansı'nın özetinin dijital mecralarda yayınlanması halinde neler hissedeceğime yönelik bir düşünce, zihnimin tam orta yerine çöreklenene kadar.
İnce Memed (İsmail Gülgeç çizimi)Kitabı yazmak için elde ettiğim bilgi birikimi için verdiğim emeğe, harcadığım zamana saygısızlık olacağı düşüncesi beni kızdırırken; özetini dinlediğim kitapların yazarları adına derin bir utanç duygusuyla sarsıldım.
Yukarıda adı geçen yazarlar, zamansız eserlerinin sadece özetinin sunulduğunu görselerdi acaba neler hissederdi?
"Ooo ne iyi, en azından özeti dinleniyor mu?" yoksa "Affedersiniz; 'Örümcek Adam'ın, 'Odyssey'in, 'Titanic'in, 'Bergen'in, 'Ölümlü Dünya'nın özetini mi izliyorsunuz? O halde ne emeklerle, ne fedakârlıklarla yazdığımız dünya klasikleriyle derdiniz nedir?" mi derlerdi?
Anna Karenina (Temsili fotoğraf)Hayatta olmamaları kendilerine ve eserlerine saygı duymamayı mı gerektiriyor? Hayatta olan Nobel Edebiyat ödüllü Orhan Pamuk kitaplarının özet halinde sunulmasına acaba edebi bir dille nasıl yorum yapar?
Orhan PamukDijital çağın getirdiği en büyük pratikliklerden biri olan, bilgiye en kısa yoldan ulaşma isteğini kabul edip cebime koyuyorum, o ayrı...
Ne var ki; kitap okuma alışkanlığı olmayanlara veya olsa bile zamanı olmayanlara / zaman ayırmayanlara bir rehber gibi sunulan kitap özetleri, kanımca edebiyatın ruhuna ve okuma kültürüne ciddi boyutta zararlar veriyor.
Romeo ve Juliet (Temsili fotoğraf)Zira edebiyat, yalnızca karakterlerin başından geçen olayların bir listesinden ibaret değil; bir yaşantı ve bir yolculuk...
Bir yazarın kelime seçimi, cümlelerindeki ritmi, metaforları ve iç dünyasındaki çatışmaları / barışları edebiyatı, edebiyat yapan unsurların başında geliyor. Dijital özetler ise bu sanatsal dokuyu tamamen soyutlayarak eseri kuru bir olay örgüsüne indirgiyor.
Kırmızı Pazartesi (Temsili fotoğraf)Okurlarla eser / yazar arasındaki o derin ilişki koparken; yerini, başkasının süzgecinden geçmiş bir anlatım formuna bırakıyor. Kanımca bir romanın özetini dinlemek, bir yemek tarifini okumak gibidir; asla o yemeğin lezzetini, kokusunu ve doyuruculuğunu vermez.
Madame Bovary (Temsili fotoğraf)Bir büyük sakınca da 10-15 dakikalık bir özeti dinleyen kişilerde o eseri tüketmiş ve hakkında fikir sahibi olmuş gibi hissi vererek sahte bir kültürel birikim ve özgüven oluşturması. İnsanlar, edebi metinlerden kaçarak bu özetler aracılığıyla kestirme yoldan kültürlü görünme eğilimine kapılırken, zihinsel tembellikleri tetikleniyor.
Don Kişot (Temsili fotoğraf)Sürprizlerin, karakterlerin dönüşümlerinin ve felsefi kırılma noktalarının es geçilmesi, eserin yaratacağı etkiyi tamamen sıfırlıyor. Eserin derinliklerine inilmediği için insanlarda; "Dünya klasiği dedikleri bu muymuş?" şeklinde alaycı bir düşüncenin oluşmasına yol açma riskiyle edebiyat da edebiyatçılar da özetlere kurban ediliyor.
Gazap Üzümleri (Temsili fotoğraf)