Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle:

Kalpleri birbirine bağlayan aziz şehirde üçüncü İslam Dünya Ekonomi Zirvesi ile birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.

Tüm katılımcılarımıza hoş geldiniz diyorum.

Zirvemize yurtdışından teşrif eden konuklarımıza, tarihiyle, kültürüyle, yeşili ve mavisiyle göz kamaştıran şehrin tadını çıkartmalarını tavsiye ediyorum.

Şeyh Salih Abdullah Kamel’i rahmetle yad ediyorum.

Merhumun fikir ve ideallerini bugüne taşıyan Abdullah Salih Kamel kardeşime de ayrıca teşekkür ediyorum.

REKLAM

Zirvede fevkalade nitelikli tartışmalar yapıldı ve yapılacak.

Alanında uzman isimler sermayenin İslam dünyasındaki rolünü etraflıca değerlendirecek.

Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağın yeni gerçeklikleri de masaya yatırılıyor zirvede.

Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan, dijital İslami bankacılığa, İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından, farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin ufuk açıcı neticelere vesile olmasını diliyorum.

Zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak görüyorum.

Şurası bir gerçek ki, İslam alemi olarak son yıllarda farklı cephelerde pek çok krizle aynı anda mücadele ediyoruz.

Hürmüz boğazındaki geçişlerin durma noktasına gelmesi tüm dünyayı olumsuz etkiliyor.

Savaş, kriz ve belirsizliklerin tesiriyle daha fazla tahrip ediliyor güven ortamı.

Ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği günleri yaşıyoruz.

Endişe verici bir rakam paylaşmak istiyorum. Küresel borçluluk 350 trilyon dolara ulaştı. Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu cevaplanması gereken ciddi b ir sorudur. Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.

Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi 2008 krizi sonrasında palyatif adımlarla halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan iktisadi paradigmaya geçilmeden krizlerin önüne geçilmeden.

"FAİZİN OLDUĞU YERDE BEREKET OLMAZ"

Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Katılım finans tüm dünya için daha adil model. Katılım finans alanındaki kurum sayısı artıyor.

Bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. Dünya 5’ten büyüktür tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır.

İslam ekonomisinin prensiplerini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Bizde her şeyden önce bereket diye bir kavram vardır. Bereket, Rahmetli Erbakan hocamızın tarifiyle helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Kapitalizmin anlaması mümkün olmayan bir kavramdır. Yalnızca kâr maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp adaletin dışlandığı ortamda bereket kendisine yer bulamaz.

Yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas alır. Bu değerlerimizi küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatmak mevcut sistemi bunun ışığında tamir etmek hepimizin önceliği olmalıdır. Tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir katılım finans. Sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayacak şey olarak görüyorum.

Ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için çalışıyoruz. Katılım finans kuruluşlarının, finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan Yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç vergisi ve gelir vergisi avantajlarını devreye aldık.

Finansal faaliyet harcı muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkarttık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç vergisi ve gelir vergisi avantajlarını devreye aldık. İstanbul Finans Merkezi’ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurtdışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuk.

Türkiye’de katılım finans alanındaki kurum sayısı ve işlem hacmi istikrarlı şekilde artmaya devam ediyor

Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon TL’yi aşan katılım bankacılığı sektördeki payını %9,5 seviyesine yükseltti. 3’ü dijital 10 katılım bankamız çeşitlenen ürün portföyüyle sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Katılım sermaye piyasalarında sukuk ihraçları ciddi büyüklüğe ulaştı, 614 milyar TL seviyesine geldi. %36’sı katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Bankacılık dışı sukuk reel %33,3 artışla 16,6 milyar TL oldu.

Bu tablo bize sukukun alternatif bir finans aracı olarak konumunu sağlamlaştırdığını gösteriyor. Katılım esaslı emeklilik fonlarının büyüklüğü %74 artışla 798 milyar TL’ye, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değeri 239 milyar TL’ye yükseldi.

Katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü reel olarak %47 oranında arttı 2025 sonu itibarıyla 864 milyar TL’ye ulaştı. Ülkemizde katılım esaslı faaliyet gösteren 9 tasarruf finansman şirketinin aktif büyüklüğü 323 milyar TL’ye çıktı. Tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısı 1,2 milyonu aştı. 2026 ilk çeyreğinde katılım endeksindeki şirketlerin toplam piyasa değeri BİST’teki tüm şirketlerin %36’sına ulaştı. 6,3 milyon yatırımcının %69’u katılım endeks kapsamındaki şirketlere yatırım yaptı.

Sigortacılık şirketlerinin toplam prim üretimi 26 milyar TL oldu. Bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon TL’lik toplam fon tutarının %40’lık bölümü katılım esaslı fonlarda değerlendirildi.

Katılım finans sistemine güç katacak iki haberi burada paylaşmak isterim. Emlak Bankası’nı 2018’de yaptığımız düzenlemeyle Emlak Katılım’a çevirmiştik. Kurumumuz kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden oldu. Emlak Katılım’ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız.

Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım’ın birleştirilmesi bir diğer hamlemiz olacak. Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır.