Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Bloomberg ve Energy Shift Capital'in ortak ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Enerji Dönüşümü Yatırım Forumu'nda uluslararası yatırımcılar ve finans dünyasının temsilcilerine Türkiye'nin enerji dönüşüm yol haritası ve yatırım planlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirdi.
Türkiye'nin enerji arz güvenliği, enerjide bağımsızlık ve 2053'te karbon nötr ekonomiye ulaşma hedefi olmak üzere üç temel alana odaklandığını aktaran Bayraktar, Türkiye'nin elektrik talebinin hızla arttığını ve gelecek 30 yılda talebin üç katına çıkabileceğini dile getirdi.
Bayraktar, Türkiye'nin enerji ihtiyacının üçte ikisini ithal kaynaklardan karşıladığını anımsatarak, enerji ithalat faturasının cari açığın ana sebeplerinden biri olduğuna işaret etti.
Türkiye'nin 2053'e kadar karbon nötr ekonomiye ulaşmayı hedeflediğini vurgulayan Bayraktar, "Bu, önümüzdeki en büyük zorluk ve başarması en zor hedef." dedi.
"Elektrifikasyon, enerji stratejimizin merkezinde olacak"
Bayraktar, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında eylem ajandasında açıkladığı "2035'e kadar yüzde 35 elektrifikasyon" hedefini hatırlatarak, "Elektrifikasyon, enerji stratejimizin merkezinde olacak. Türkiye'yi ulaşımdan binalara ve tarım sektörüne kadar elektriklendireceğiz. Ticari konutlar gibi bazı alanlarda bu anlamda önemli ilerleme kaydettik ama örneğin ulaştırmada elektrifikasyon oranı yüzde 1'in altında. Dolayısıyla gidecek uzun bir yolumuz var." diye konuştu.
Türkiye'nin büyük bir yenilenebilir enerji potansiyelinin olduğunu dile getiren Bayraktar, Türkiye'nin elektrik kurulu gücünde yenilenebilir kaynakların payının yüzde 62'ye ulaştığını ve 2035'e kadar bu oranın yüzde 70'e çıkacağını bildirdi.
Bayraktar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakü'deki COP29 zirvesinde Türkiye'nin 2035'e kadar rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesini 120 gigavata çıkaracağını söylediğini anımsatarak, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve altyapı yatırımlarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"2035'e kadar 120 gigavat rüzgar ve güneş enerjisi kapasitesine ulaşabilmemiz için her yıl bu kaynaklardan 8-10 gigavat devreye almamız gerekiyor. Toplam kapasite içinde 5 gigavat deniz üstü rüzgar enerjisi kapasitesini de kapsıyor. Bu yıl deniz üstü rüzgar enerjisinde ihale yapmayı hedefliyoruz. 2026, deniz üstü rüzgar enerjisi sektörümüz için bir dönüm noktası olacak. Ayrıca, karbon nötr hedefinin nükleer olmadan imkansız olduğunu düşünüyoruz. Halihazırda inşa halindeki 4,8 gigavat Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne ek olarak Sinop ve Trakya bölgesinde de planladığımız santraller ve 5 gigavat hedefimiz bulunan küçük modüler reaktörlerle 2050'ye kadar toplamda en az 20 gigavat nükleer enerji kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda nükleerin elektrik üretimindeki payını da yüzde 15'e çıkarmayı amaçlıyoruz.
Enerji dönüşüm planlarımız kapsamında iletim, dağıtım ve şebeke dahil olmak üzere 2035'e kadar 80 milyar dolar büyüklüğünde altyapı yatırımına ihtiyacımız olacak. Altyapı yatırımları olmadan 2035 elektrifikasyon hedefine ulaşmamız mümkün değil."
Türkiye'nin kömürden elektrik üretimi konusunda adil bir dönüşüm gerçekleştirmek istediğini dile getiren Bayraktar, enerji dönüşümünde bir geçiş yakıtı olarak doğal gaza da ihtiyaç olduğunu söyledi.
Bayraktar, Türkiye'nin Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan günlük 9,5 milyon metreküp gazla 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladığını belirtti.
Sahadaki üretimin bu yıl sonunda ikiye katlanacağını ve 2028'de de dört katına çıkacağını ifade eden Bayraktar, böylece 17 milyon hanenin gaz tüketiminin Sakarya Gaz Sahası'ndan tedarik edileceği bilgisini paylaştı. Bayraktar, Türkiye'nin farklı ülkelerdeki sahalarda gaz aramaya yönelik aktiviteleri bulunduğunu da anımsattı.
Bayraktar, Türkiye'nin kritik minerallerle ilgili projelerine ilişkin, "Enerji dönüşümünü gerçekleştirmek için kritik minerallere ihtiyaç oldukça fazla. Bu nedenle kritik mineraller ve nadir toprak elementleri alanında yatırımlarımızı sürdürüyoruz. 2020'de Beylikova'da dünyadaki en büyük nadir toprak elementi rezervlerinden birini keşfettik ve şu an bu sahaları geliştirme aşamasındayız. Özetle, 2035'e kadarki enerji dönüşüm haritamız kapsamındaki hedeflerimizi gerçekleştirmek için 200 milyar dolar seviyesinde yatırıma ihtiyacımız var." dedi.
"Bölgede daha çeşitli enerji tedariki ve taşıma sistemlerine ihtiyaç var"
Sunumunda Türkiye'nin uluslararası doğal gaz ve boru hattı projelerini de paylaşan Bayraktar, bölgedeki Irak ve Katar gibi diğer ülkelere uluslararası boru hattı projeleri önerdiklerini ve son dönemde Hürmüz Boğazı kaynaklı yaşanan enerji krizinin bu projelerin önemini ortaya koyduğunu bildirdi.
Dünyada sadece son 6-7 yılda bile birçok kriz yaşandığını anlatan Bayraktar, "Bu da gösteriyor ki kendimizi gelecekteki potansiyel zorluklara karşı hazırlamalıyız. Bu yüzden Türkiye daha fazla enterkonnekte ve çeşitli enerji projelerinin hayata geçirilmesini öneriyor. Daha çeşitli enerji tedariki ve taşıma sistemlerine ihtiyacımız var." diye konuştu.
Bayraktar, Iraklı yetkililere Irak-Türkiye boru hattını Basra'ya kadar uzatmayı tavsiye ettiği örneğini paylaşarak, "Umuyoruz ki artık bunun sadece Türkiye veya Irak için değil, küresel petrol piyasaları için de önemli olduğu anlaşılır." ifadesini kullandı.
Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye'yi kapsayacak bir mega enterkonnekte hattın da inşa edilebileceğini kaydeden Bayraktar, "Olumsuz düşünmek istemiyorum ancak gelecek yıllarda yeni zorluklar ve krizlerle karşılaşabiliriz. Bizim önerdiğimiz birçok çözüm var. Bölgemizde ve küresel çapta bu işbirliklerini geliştirmeyi umuyoruz." görüşünü paylaştı.
