1930’lu yıllarda psikiyatrik hastalıkların tedavisine yönelik seçenekler oldukça sınırlıydı. Kalabalık akıl hastaneleri, uzun süreli yatışlar ve etkisiz tedavi yöntemleri nedeniyle doktorlar yeni çözümler arıyordu. Walter Freeman da bu arayışın en iddialı isimlerinden biri haline geldi. Ancak onun "çığır açıcı bir tedavi" olarak tanıttığı lobotomi yöntemi, yıllar sonra tıp tarihinin en rahatsız edici uygulamalarından biri olarak anılacaktı.